23 Eylül 2013 Pazartesi

GEL ARTIK - MEVLÂNA

GEL ARTIK - MEVLÂNA
Ne aklım kaldı benim, ne dinim,
Ne kararım kaldı benim, ne sabrım,
Gel ne olur, gel artık.

Ne gönlümün derdini sor bana,
Ne sararan yüzümü sor bana,
Ne içimin ateşini sor bana,
Gel gözünle gör, gel artık.

Sıcağınla pişmiş bir somun gibi
O kıpkızıl, al al yüzümü sorma.
Gene ekmek gibi bayatlayıp bayatlayıp,
Gene ekmek gibi ufalana ufalana
Çaresiz, dökülmüşüm yollara,
Gel topla beni, gel artık.

Bir vakitler bir aynaydım,
Yüzünden izler toplamadaydım,
Şimdi buruştum, şimdi sarardım,
Gel gör beni, gel artık.

Dere gibi akıyorum sağa sola,
Ayrılık her yanımda pusuda
Sabahları yalvarırım yakarırım
Rüzgarların karşısında,
Gel ne olur, gel artık.

Başın kille ıslaksa da,
Ayağına diken batmışsa da,
Durma gel Allah aşkına,
Gel demeden kurtar beni.

Ey aşıklar peygamberi,
Gönül ateşinde yanmışım ben,
Boğulmuşum gözyaşına
Git sor Allah’ın seversen
Ne yol gösterir sevgili,
Ne çare yazar bana?


GEL ARTIK
Hz. Mevlâna Celâleddin-i Rumî (k.s)
Şems-i Tebrizi Hazretleri'nin (kuddise sirruhu) çıkan fitneleri sonlandırmak maksadıyla Konya'yı terk edip, Şam'a gitmesi sonrasında çok etkilenen, hasreti ve özlemi en derininden yaşayan Hazreti Mevlana (k.s), içindeki fırtınayı ve duygulaları bu mısralar ile ifade etmiştir.


Ayrıca; Mesnevi'den Mevlâna Sözleri ve Şems-i Tebrizi Şiirleri sayfaları da ilginizi çekebilir.

0 yorum:

Yorum Gönderme